İçimde hep bi “ayy yıl oldu yazamadım” endişesiyle hakkaten yıl oldu. Hani ilk 40günü zor gelir de herkes “bu daha rahat zamanlarınız” der de soru işareti olur kalırsın ya, onları yaşıyoruz. Öncelikle bebemizin kilo alımı yavaşladı, hiç yenidoğan halindeki gibi lokur lokur süt içmiyordu, hatta zorluyordum, doktorumuzun ek gıdaya başlama gerekliliğini bile bi 20 gün daha anne sütünü zorliyim diye erteledim. Tam “hah iyi içti galiba kilosunda farkeder artık bu ay” dediim sırada hiçbişeyin değişmediğini görünce 5.ayımız biter bitmez ek gıdaya başladık. İştahsız bebek çok zordur diyorlardı, gerçekten annenin psikolojisini tamamen eleyen bişeymiş. Hiçbişeyden tam anlamıyla keyif alınamıyo, hele bi de üstüne huysuzluğu varsa. ‘Yaa herkes çocuk bakıyo, ne ağlıyosun kardeşim’ diyebilirsiniz ama benim yakın çevremde bu raddede zorluk çıkaran bi bebeğe rastlamadım, rastlayanına da şahit olmadım. Çoğu işittiğim şunlar “aaa bu kadar yapmıyo bizimki”,”kuzenimin çocuğu da bööle ama o en azından gece uyuyor”,”ben de çocuk yetiştirdim ama bu ne bööle vay edepsiz cadı”. Neyse gene de şükür diyouz. En azından 5 ay anne sütünü aldı,şimdi de gece kalktığında ya da gündüz aralarda süt içiyor. İşin sevindiren kısmı ise daha önceden bikaç günde bi altını doldururken artık günde bikaç kere doldurur hale gelmesi. Valla sevindirici =D Haa bu arada süt sağma aralıklarının uzamasına rağmen süt miktarımın azalmaması da ayrı enteresan. Bol süt gelsin de bebem aç kalmasın die dua ettiğim zamanlardan şu zamanlara geldim, artık yarım litrelik süt kapları da yetmiyor, yanımda litrelik şişe taşımam lazım gün içinde. Geceleri yatmadan önce bi süt sağıp koyuyorum dolaba, sonraki sağılma öğleni bulabiliyor, o zaman da rahat 450ml. çıkıyor. Maalesef bu da dondurucumdaki onlarca poşetlenmiş 2 aylık sütün çöpe gitmesi anlamına geliyor. Şimdiye dek enn azz 30lt. paketlenmiş sütü yer darlığından ötürü çöpe gönderdim, şaka gibi. Yazık keşke bi işe yarasalardı.
Gece uykularını düzene sokmak için epey bi uğraşıyorum şu aralar. Muhallebiyi gece yatmadan önce veriyorum, bu da gece daha az uyanmasına ve daha rahat uyumasına sebep oluyo sanırım. Ama yine de her gece saat 12′de yattığını söyleyemiycem maalesef. Dün saat 3′e geliyordu sanırım =). Gündüzleri artık daha sorunsuz uyuyor maaşallah, hatta kendi kendine bile uykuya daldığını gördük, ki bizimki sallanmadan uyumaz. Şu aralar bi geniz akıntısı başgösterdi bebemde, onu bi atlatırsak odamızdaki sepetinden çıkıp artık odasında kendi karyolasında yatmaya alışması gerek, kilosu 6,5kg kadar ama boyu 65cm olmuştur heralde, artık sepete de zor sığışıyo. Kilosu yavaş artış gösterse de boyu güzel gittiğinden artık kıyafet seçimlerimiz de daha bi çeşitlenmeye başladı ki beni hayli mutlu ediyo ona değişik şeyler giydirmek. Fotoğrafında da görüldüğü gibi mini siyah kendinden fularlı badisini Mothercare’den Duygu teyzesiyle indirimde almıştık, siyah diye pek satamamışlardı belli ki, iyi ki almışım. Altına da uygun renklerde etek ve tayt da buldum sonradan, başına da bi lastik bantına daha önceden hazırladyıp diktiğim kırmızı polyester çiçeğini sabitledim, tamam oldu bi kreasyonu. Mini mini bebelere siyah da yakışır.
Gün be gün ilerleyen burun tıkanıklığım iyice bidon haline getirdi kafamı. Neyse ki ateşim yok. O eksik kalan kısmı da eşim tamamladı ve 2 gecedir 40′a yakın ateşle yattı kaldı. Beni ve İpeği anneme bıraktıktığı için virüsten uzağız şimdilik ama bu aralar gripten nasibini almayan yok, her yerde konuşulur oldu zaten.
Bu aralar bebişimin yemek yemesi ve uykusu olay haline geldiği için pek dışarı çıkamıyorum, aslında içimden de gelmiyor. En son kendime bi pufudik mont bakmak için çıkıp hiççbişe beğenmediğimde hevesim epey kırılmıştı, ööle de devam ediyor. Yaaa anlamıyorum bu yıl bu pufidik montların hepsine niye belden kemer takmışlar ööle yaa. Tam rengini, boyunu, yakasını, düğmelerini beğeniyorum, bi bakıyorum belinde bi kemer, ucu da kazma gibi metal. Geçen sene de bu yıl bakarım diye almamıştım, kaldım ööle, zaten indirimler de başladı gidiyo, beden filan da bulamam artık. Hadi onu geçtim bi vizon ya da devetüyü renklerinde şal yaka kısa kaban bakiym dedim, bulmak ne mümkün. Eskiden olsa ‘Amaaan onu bulamadım, hadi şunu aliym dursun’ derdim, şimdi onu da yapamıyorum. Yaa hiçbişeye hevesim kalmadı, umarım kısa zamanda geçer bi duygudur. Bikaç kot almam gerek diye düşünüyodum, Mango’da çok güzel modeller gördüm, renk çeşitliliği de süperdi, fiyatlar da çok uygun, hem tenha saatlere de denk gelmiştim. Bi yandan da bikaç yıldır sabitlendiğim kilonun 2kg daha altına inmiş olmanın da rahatlığı vardı ama yine de içim geçmiş ki bi tane kotu deneyip de alamadım kendime. Sokağa küpesiz çıkmayan, çıksa da bi yerden küpe alıp takan biri olarak aylardır küpesiz dolanmak gözüme batıyo tabi ama ona da sebebim var, kucaama aldığımda bebemin ya yüzünü çizer ya da rahatsız ederse ?!=P. Zaten saçımı başımı, makyajsız ve bakımsız suratımı gören herkes bana ayrı bi şarlama halinde. Düzensizliği hiç sevmiyorum, dayanamıyorum da o yüzden bebemle bi düzeni tam olarak oturtana kadar bööle Frankeştayna devam naapaym.